Bodruma Yerleşmek mİ?

Nasıl heyecanlıyım, senelerdir aklımda olan ama günlük koşuşturmalarımdan dolayı bir türlü fırsat bulamadığım bu fikri kocam hayata geçirmiş olsa da, benim de artık bir bloğum var sayılır, yuppiii 👱 

Haftalardır çeşitli blog linkleri gönderiyordu bana, bodruma yerleşmek, bodrumda hayat, zorlukları, vs vs. Bugün gelen link de buna benzer bir şeydir diye sigara molamda okumaya başladıkça anladım ki, bizi anlatıyor, bizim çekirdek aileyi. 💕


Ben Müge. Hayatımın ilk 17 senesini Anadolu’nun göbeğinde bir şehirde geçirmiş ve daha reşit bile olmadan üniversiteyi okumak için İzmir’e gitmiş ve kalbini de Ege’de bırakmış, hatta ve hatta sırf İstanbul’a taşınmamak için şu andaki bloğun asıl sahibi ile nişan atmış, ama sevgisi ağır basıp İstanbul’a taşınmış, nasılsa bir kaç sene içerisinde kandırır, bir şekilde İzmir’e geri döneriz diye düşünürken tam tamına 10,5 senedir İstanbul’da hepimize tanıdık gelen kariyer hırsı, aldığın ev kredisi, çocuk gibi sebeplerden dolayı bu şehirde mahsur kalmış ama her şeye rağmen gönlünün çok çok gerilerde kalan aşkı sebebiyle oğlunun bile adını herkesle inatlaşarak “Ege” koymayı basarmış bir anneyim. 

İşin gerçeği bu şehri hiç tam anlamıyla sevemedim, hani böyle âşık olduğu insanlar olur hayatında insanın, özellikle ilk gençliğinde, çok âşıktır ama bilir bir yandan da “Onunla olmaz”, İstanbul o “AŞK” işte, sevgiye bir türlü dönüşemeyen o aşk... Bu şehrin en büyük problemi olan yol ve trafiği doruklarında yaşadım/yaşıyorum. Bir dönem araba alıp, metrobüs gibi E5 den gelip gitmem bile sadece yol hayatıma heyecan katmaktan öteye geçemedi, bu şehre taşındığımdan beri yollardayım, yollardayım… Şimdi hatırladım, arabam bile 35 plakaydı şansıma ve nasıl severdim ilk arabamı ama bunun hevesi bile çok kısa sürdü.
İstanbul böyle bir şehir, çabuk tükettiriyor sana mutluluklarını. Mutsuz olman için o kadar çok şey oluyor ki her gün, 2016 senesine gelmedim henüz. Bu sene ayrı bir yazıyı hak eder çünkü.

Rakı sofrasında yeşeren bir fikir “Bodruma yerleşmek” bizim için. Hem de çoluklu çocuklu, hem de her şeyden öte Ege için. Hem de bütün alışkanlıklarını bırakarak ki bu konuya da sonra değineceğim; benim kadar sabit fikirli, yeniliğe kapalı ve alışkanlıklarından bir kaç gün bile ayrı kalınca depresyona girmeye ramak kala bir şahsiyet olduğunuzda elbette ki çok sayıda endişeyi de beraberinde getiriyor bu yeşeren filiz.
Şimdi İstanbul’da akşam olmakta ve karınca misali çoğunluğu beyaz yaka çalışanları ile birlikte 3 araç değiştirerek evime ulaşmaya çalışacağım, taaa Nişantaşı’ndan Anadolu yakalarına, her günü ayrı hikaye,  son günlerde de her günü ayrı endişe.
Yaaa ama ben çok sevdim bu yazma işini, artık devam, Nişantaşı’nda senelerdir lüks hizmet sektöründe çalışan bir yöneticinin şehirli soru işaretleriyle, nee o Bodrumda Macro Center açılmış diye kandırabileceğinizi mi sandınız ;)

Yorumlar

  1. Hayirli olsun arkadasim blogun! Cok guzel olmus ilk yazi!!!

    YanıtlayınSil
  2. Bodrum yazları İstanbul' u aratmıyor kalabalık yönünden ama Bodrum Bodrum' dur:)

    YanıtlayınSil
  3. bak bu blog tüm okuyucularını egeye göç ettirmesin sonra ..ballandıra ballandıra anlatma bizleride düşün ona göre yaz.. : ))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. asıl "mission completed" oldugu zaman gor o zaman ;) arkamdan kosarak gelirsin artık :)

      Sil
  4. Bence koşarak kaçın o şehirden.. ya da atla, füzeylene bileyim.. sizi tüketir, para kazandım sanırsınız, bereketi yoktur, sosyalleşeyim dersiniz, yollarda geçen zaman arkadaşla geçen zamana 1000 basar.. Ülkenin her yerinde çocuk büyüyor.. Ege tarafı farklı.. :) bence hayatınız için en iyi fikir :)

    Sevgiler,

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hepsi doğru bahsettiklerinizin, yeni farkına vardığımızı için elimizden geleni yapacağız, teşekkürler desteğiniz için ve yorumlarınız için.

      Sil

Yorum Gönderme

Yorumunuzu heyecanla bekliyoruz :)