Neden Bodrum ?

Neden Bodrum diye soranlar elbette çok. Ege'de başka bir yer örneğin İzmir niye değil diye devam eden cümleler... Neden Bodrum sorusunun ilk cevabı bizim için Bodrum'a aşık olmamız. Her ne kadar gün geçtikçe bozulsa da bizim için Bodrum bir tutku.

Küçükbük, Bodrum

Neden Bodrum sorusunun bir cevabı da doğaya olan bağlılığımız. 39 yıldır İstanbul' da yaşayan biri olarak ne kadar yaşaması güç bir şehir haline geldiğini çok rahat gözlemleyebiliyorum. Öncelikle İstanbul'daki deniz artık seyirlik bir deniz. Bu kadar deniz ile iç içe olan şehirde denize girecek bir yer kalmadı. Nüfus ve araçların yarattığı hava kirliliği, oluşan nem, sera etkisiyle nefes almanızı engelliyor. Açık havada Boğaziçi köprüsünden geçerken görebileceğiniz şehrin üzerine oturmuş olan pus tam anlamıyla çevre kirliliği. Bunu her gün solumak mutsuz olmak için yeterli. Bodrum'a bakıyorsun merkez harici yazın boğucu sıcak olan yeri yok, yarımadanın kuzeye bakan koyları tüm sezon rüzgar alıyor. Yazın klima kullanmaya gerek kalmayan koylar var. Hava o kadar temiz ki zinde uyanıyorsunuz. Tam rakılık. Bodrum'un her koyu size denizin en güzelini sunuyor. Doğa ile iç içe olabileceğiniz o kadar çok imkan var ki. Arabaya binip saatlerce bir yerlere gitmenize gerek yok. 
İstanbul'un trafiğine değinmeden edemeyeceğim. Müge ve ben anadolu yakasında oturup avrupa yakasında çalışmak durumunda kalan şanssız kesimdeniz. Sabah 1 saat akşam 2 saat olmak üzere günde 3 saatim sadece işe gidip gelirken geçiyor. Uyuduğum uykuyu çıkartırsak ayda 4,5 günüm yolda geçiyor. Müge'nin durumu da benzer. Bu durum yanında stresi de beraber getiriyor. Araç kullanmayayım toplu taşıma ile gidip geleyim derseniz durum aşağıdaki gibi. Her gün bu kadar insan ile temas halinde olmak can sıkıcı.

Marmaray
Hedefimize ulaşırsak parayla geri alamayacağımız kaybolan zamanımız bizim yanımıza kalacak. Örneğin İstanbul'da sadece hafta sonları yaptığımız aile aktivitelerini trafikten kazanacağımız zamanda her gün bile yapabileceğiz. 
İstanbul'da yanan bir diğer durum da ranta dönüşen kentsel dönüşüm saçmalığıyla her an her yerden bir beton mikseri ve hafriyat kamyonu çıkması. Son 7-8  yıldır her yer gürültü, toz ve çamur. 4 katlı binalar yıkılıp yerine 20 katlıları yapılıyor. Bazı mahallelerde gök yüzünü görmek bile güç, güneş dersen bir iki saat pencerenize vuruyorsa şanslısınız. Bu grilik yeşil alanları istila etmiş durumda. 

Ne kadar hoş değil mi ?
Bizim kuşak İstanbul'da çocuk olmak için son şanslı nesildi. 80' lerde mahallede futbol maçı yapabiliyor, misket oynayabiliyor, arkadaşlarımızla vakit geçirebiliyorduk, şu an güvenlikli bir site içinde değilseniz oğlunuzu yada kızınızı 6-7 yaşlarında mahallenizde sabahtan akşama bırakabilir misiniz? İstanbul kötü yönetilen bir metropol, güvenlik son iki yıldır had safhada. Her milletten insan denetimsiz kendi kafasına göre hayatını sürdürüyor. 

Eski İstanbul sadece fotoğraflarda kaldı.
İstanbul'da taze ve doğal gıdaya ulaşmak biraz zor, başardığınızda da pahalı. İstanbul marketlerindeki sebzeler meyveler gün geçtikçe lezzetini kaybediyor. Hepsi tornadan çıkmış gibi görüntü mükemmel ancak lezzet yok. Bodrum'da yaşayanlar bu konuda çok şanslı. Eski bir yazımda Bodrum cuma pazarından bahsetmiştim. Her şeyin en tazesi ve en doğalı burada. Ve İstanbul'da aynı lezzet için vereceğiniz paranın çok altında. Sağlıklı beslenmekse Bodrum'da işimiz kolay olacak; ismini bile bilmediğimiz çeşitte Ege otları, taze lezzetli sebzeler, doğal yumurta. Aslında ne kadar masum ancak metropolde yaşayanlar için bir o kadar uzak istekler.

Bunları yaklaşık 8 yıldır sorguluyoruz, hedefi Bodrum olarak belirlemek bir anda olmuyor. Bu süreçte bir sürü taşınma hikayesi, bir o kadar da geri dönüş hikayesine tanık oldum. Bu zor kararı vermek bile başarmak kadar mutluluk verdi bize. Başarabilirsek nasıl olur; ki hayal etmesi bile mükemmel :) 
Neden Bodrum diye soranlara artık keşkeleri bırakıp, karar vermeleri gerektiğini hatırlatıyorum, şimdi harekete geçme zamanı.
Friedrich Nietzche' nin pek karamsar ancak bakış açısına göre doğru bir sözü ile yazımı noktalıyorum;
"Umut işkenceyi uzatır"



Yorumlar

  1. Sondaki söz çok güzeldi.Bodrum çok güzel,ya da eskiden güzeldi. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet umut etmeyi bırakıp harekete geçme zamanı :)

      Sil
  2. 90 larda bizde misket oynar, mahalle maçları yapardık. Zillere basıp kaçmalar, mektuplaşmalar, ağaçlara dalmalar falan müthişti. Bizden sonra bozuldu her şey, beton kapladı her yeri... Elinize sağlık...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler, çocuklarımız ayakları toprağa basmadan büyüyor ne yazık.

      Sil
  3. Hayat hızla ilerliyor. İnsan bunu yaşı geçtikten sonra kavrıyor. Siz şanslı bir şekilde gençken farkına varmışsınız. Hayatınızı tutmak istiyorsunuz. Ne mutlu buna uygun bir hedefiniz var.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben kendim için geç bile kaldığımı düşünüyordum Turgay bey, hayat kısa bir yerinden tutmamız lazım yoksa yönümüzü belirleyemeden akıp geçiyor.

      Sil
  4. Bu yazınızı trafikten dolayı işe geç kalmış olduğum bir Pazartesi sabahında (bu sabah) okudum. Suratım beş karış şirkete geldim , bilgisayarımı açtım ve biraz kafam dağılsın diye bloglara göz atıyordum ki bu yazıyı gördüm. Nedense böyle içim bir ferahladı. Bir gün bende bunu yapacağım. Bodrum olmaz da benzeri başka bir yer olur diye düşündüm ve hayal kurdum. Şimdilik keyfim yerine geldi. Teşekkürler.. Düşünün ki hayali bile insanı motive ediyor, gerçekleşmiş halini düşünemiyorum bile :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel yorumunuz ile benim de keyfim yerine geldi teşekkürler, herkesin hayallerine en kısa sürede kavuşması dileğiyle.

      Sil
  5. Ne güzel bir hayalinizin olması benimde hayalini kurduğum gitmek istedigim sehir degil sehirler var 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Süper, harekete geçtiniz mi planlar var mı ?

      Sil
    2. Suan icin henüz üniversite öğrencisiyim istediğim sekikde giderse hersey eğitimime giresunda devam ederek baslamis olcagim 😊

      Sil
    3. süper sen de bizdensin, atalete düşmeyip harekete geçen, tebrikler

      Sil
  6. Ama hayatı da yaşanılır hale getirir. İnşallah başarabilirsiniz. Kolay değil muhakkak ama imkansız da değil. Rabbim yolunuzu açık etsin. Bunları okuyunca bir daha anladım kıymetini memleketimin...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. güzel dilekleriniz için çok teşekkür ederim, acelemiz var her gün 24 saat olmuyor gerçekten http://busragurbuz.blogspot.com.tr/

      Sil
  7. "Umut işkenceyi uzatır" ne güzel bir tabir, yine de umut bizi ayakta tutan, sevgiler :)

    YanıtlaSil
  8. Bende İstanbul da yaşayan biri olarak buranın kalabalığından sıkıldım. Bazen insan uzaklar da kafa dinleyeceği bir yerlere gitmek istiyor. Tabi bir bodrum gezisi iyi geleceğini düşünüyorum 1,5 senedir gitmemiştim iş yoğunluğundan dolayı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu iş yoğunlukları hiç bitmiyor ki

      Sil
  9. Esim ve ben de Istanbulluyuz. Avusturyaya yerlesirken özzellikle kücük bir sehire ve doganin içinde bir yere yerlesmeye özen gösterdik. Hiç pisman olmadik hayat kalitemiz artti.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ne mutlu, tam olarak istediğimiz durum, harikasınız

      Sil
  10. Eski İstanbul'un fotoğrafını görünce içimden biryerler koptu be.

    YanıtlaSil
  11. "İstanbul'daki deniz artık seyirlik bir deniz."
    Bu cümlenin üstüne ne denir bilemedim ama hakikaten çok buruk kaldı İstanbul'un denizi. Öyle ruhsuz, öyle sade... Bodrum ise akla işlenecek güzellikte bir hayal olarak yerleşiyor zihnime, bu ruhsuz gökdelenlerin ortasında iyice kaybolmadan sakinliğe yürümek lazım. :) Kaleminize sağlık!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için çok teşekkür ederim, herkesin çıkış yolunu bir an önce bulması dileğiyle.

      Sil
  12. "her gece bodrum" romanını okuyun okumadıysanız :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bunu öneren ikinci kişisiniz, bir liste yapıyorum kendime bodrum ile alakalı güzel kitaplar var gitmeden onları okuyacağım.

      Sil
    2. vedat türkali-mavi karanlık. o da iyi roman :)

      Sil
    3. yani, bodrumda geçiyor :)

      Sil

Yorum Gönder

Yorumunuzu heyecanla bekliyoruz :)